Kitipiyoz.com

Seve seve abi ne demek?!

Kategori: ‘Genel

PerÅŸembe
AÄŸu 13,2009

Size oy vermedik…

 İşte o mektup:

Mustafa Kemal Atatürk,bugün bu saatte yaşıyor olsaydı, muhtemelen: “AKDENİZ’DEKİ ORDULAR!!İLK HEDEFİNİZ, ANADOLUDUR! İLERİ!!!”emrini verirdi… Ülkenin deniz kenarındaki hemen hemen bütün ÅŸehirleri AKP’nin elinden geri alındı dünkü seçimde… Ege, Akdeniz tamamen… Karadeniz’in ve Marmara’nın da çoÄŸu… Büyük kısmı CHP de toplanarak… Batı Anadolu . (İzmir mesela) kilitlenmiÅŸ durumda…Ezici bir üstünlükle. GüneydoÄŸu, Kürtler,… Çok haklı olarak DTP de karar kıldılar.. Onlarınki de ezici üstünlük… Orta ve DoÄŸu Anadolu ve tabiki Ankara ve İstanbul’un milyonlarca nüfuslu varoÅŸları , iktidar partisi AKP de… Bu da %39 demekmiÅŸ tam olarak… Ak Parti’yi zor bir 3 yil bekliyor.. Ama unutmayın: Tayyip ErdoÄŸan usta bir liderdir.. En azından bu elindeki %39 u asla kaybetmiyecektir, ve siz gelip %39 dan fazlasını almadığınız sürece de biz burada boÅŸuna dil döküyor olacağızdır… Ülkenin batısı Yunanistan doÄŸusu Afganistan gibi… İnsanları da öyle… Atatürk:”Ben halkı niye dinleyeyim? Halk beni dinlesin!” diyen, cesur tip bir liderdi… Bu ama,”tarihe not düşen” büyük liderlerin uslubudur.. Kendisinden sonra öyle bir lider gelmedi… Büyük bir baÄŸlama üstadı olan Arif SaÄŸ’ın: “Ben sazımı ne dinleyeyim? Sazım beni dinlesin!” demesi gibi… Aynı ÅŸekilde,Arif SaÄŸ’dan daha iyi baÄŸlama çalan henüz yok… Ludwig van Beethoven ,sağırlığında bile bütün insanlığa kendini dinletmekte… Niye??? Deniz bey, ” Toplanalım psikolojisi”nde size destek vermekteyiz… “Bölünmeyelim,ufalmayalım,ezilmeyelim, mahvolmayalım” psikolojisi… Ne sizin parti baÅŸkanlığınız, ne Kemal KılıçdaroÄŸlu’nun İstanbul liderliÄŸi , umurumuzda deÄŸildi … Derdimiz endiÅŸelerimizdi… Ve onlar hala varlar… KılıçdaroÄŸlu’nun dürüstlüğü… Düşünün ki bir Sezen Aksu var, sürekli Tarkan ve Ajda Pekkan’ı eleÅŸtiriyor, “Kirli söylüyorlar” diyor(yolsuzluk yapıyorlar der gibi misali örnek), “dürüst deÄŸiller” diyor (playback yapar onlar der gibi keza) vesaire… Ama eninde sonunda halk da Sezen Aksu’ya soracaktır: “Peki ya sen ne yaptın?” diye… Biz de sadece beklemedeydik, KılıçdaroÄŸlu kazansaydı neler yapacaktı diye… Yöntemi ama: “MüthiÅŸ bir ÅŸey” deÄŸildi! Hem de hiç deÄŸildi… Zaten kazanamadı da… Yazık oldu, görmek isterdik, “gelse ne yapardı?”yı… Sayın Baykal, EskiÅŸehir,Ordu ve İstanbul-ÅžiÅŸli’nin laik oy olmasına , ama seçim haritasındaki renginin farklı olmasına üzülmediniz mi siz?? Artık ne zaman Türkiye’nin sol-laik oy bölünmesinden kurtulacağız?? Ne zaman?? 1980′ler ve 90′lar da kaç kere fırsat tepildi bu sebepten???… Sırf bu bile “huzursuzluk”… hepimizde… Ben EskiÅŸehirli olsam mesela : ÅŸehrimde mucizeler yaratmiÅŸ bir BüyükerÅŸen’den asla vazgeçmem. Ama Türkiye genelinde DSP’nin %2 oy alacağını da bilerek… Hazin bu… Sorumlusu sizsiniz… Anadolu ÅŸehirlerinde ise endiÅŸeler iyice artmakta, Elazığ?? Sivas?? (AÅŸik Veysel’in Sivas’ı… uzun ince bir çıkmaz sokaktayım!! benim sadık yarim %2 CHP!!) laiklik tamamen unutulmuÅŸ durumda… Neden??? AKP’nin yoÄŸun olduÄŸu yerler özellikle… Kadınlarımız etekle dolaÅŸamıyor, marketlerde bira bile satılmıyor, bilim ve sanat zaten yok… tarikatlar çoktan almış başını gitmiÅŸ, dinci siyaset baÅŸa geçmiÅŸ… Neden??? Neden karşı siyaset üretilmemiÅŸ??? Neden sahaya çıkılıp bu mücadele verilmemiÅŸ?? Neden?? Var mı iktisadi açılımlarınız?? bu ÅŸehirlerin insanlarına hitap etmek konusunda? EÄŸer yoksa, CHP’nin başına ,sizin yerinize, “iktisadi ve gercekçi fikirleri-projeleri olan” birisini istiyoruz. Açık ve net… Çünkü ülkemizin de, hayatlarımızında, en kritik , en belirleyici yıllarndayız… Varsa fikirler, ne ala , uygulamaya geçilmesini hemen isteriz… Deniz bey, Mevzubahis konusu olan ÅŸey yaklaÅŸik 2o-3o milyon insanın endiÅŸeleridir.. Ve bu endiÅŸeler gerçekten ciddi boyuttadır… Bu ÅŸaka bir rakam deÄŸildir… 3o milyon : 3 kere Macaristan, 5 kere İsviçre 16 kere Estonya eder… Bu muhim bir güçtür… Ve bizler ,atılım görmek istiyoruz… ÖtekileÅŸmekten kurtulmak, Ergenekon vs gibi paranoyalardan ve ÅŸeriat gibi travmalardan çıkmak , normal bir ülkede mutlu bir ÅŸekilde yaÅŸamak istiyoruz… Türkiye’nin öteki yüzü de aynı ÅŸeyleri istiyor elbet… Var mı ikisini toparlayacak gerçekçi bir iktisadi fikir??? Piyano ile “Ney” fevkalade güzel beraber müzik yapabilir Deniz bey… Yeter ki beste iyi olsun… Ve buradaki iyiden kasıt , iki enstrumanı da cok iyi tanımaktan geçer… Piyano ile Ney beraber müzik yaparken, nelere dikkat edilmesi gerektiÄŸini bilmekten geçer… Ortaya bir ilk çıkabilir ve bu muhteÅŸem olabilir… VaroÅŸlar ??? Ordaki insanlar için ne yapacaksınız??? Su anda tamamen toplanmiÅŸ olan laik birlikten alacağınız destek ile büyük ÅŸehirlerimizin( adini bile duymamış olduÄŸumuz semtlerinde yasayan ) yeni sahiplerine neler sunmak istiyorsunuz? Var mı “eÄŸitim projeleri”niz?? İşsizliÄŸe çözüm?? Kültür sanat projeleri?? Bunlara destek olacak “sivil toplum örgütleri”… ya da “sponsorlar” ??? O insanlara AKP’den daha fazla ÅŸey sunacak mısınız ??? bu 3 yıl içinde??? GüneydoÄŸu’da oyunuz sıfır! Sıfır aslında iyi bir baÅŸlangıç noktasıdır… Tabi fikirler varsa… Kürtlere nasıl yardımcı olacaksınız? Kürt sorununa nasıl çözümler getireceksiniz??? Deniz bey, Bu mektubumu okuyan insanlar muhtemelen mektubun altına kendi sorularını da ekleyeceklerdir… Ve size sorulacak cok soru var.. Ama bir sey gerçek: Yapmak zorundasınız… Yapamıyorsanız da yerinizi en saygın bir ÅŸekilde bu iÅŸlerin üstesinden gelebilecegine inanan genç bir yeteneÄŸe bırakın… Bizler uzun zamandır “inanç” görmedik.. Cok uzun zamandır… Seçim mitingleri sırasında,Tayyip ErdoÄŸan’ın dil sürçmeleri sonucu çıkmış yanlış cümleleri üzerinde (kronometre ile tutmak zorunda kalmıştım) tam 52 dakika konuÅŸtunuz.. Sürekli bir “eÅŸek” tartışması… Katır… At… İnek… Her mitingde… Kendimi haftalarca 3 yaÅŸ zekasının içinde buldum ve cok sinirlendim bu duruma… Size oy veren %24 bu zekanın çok üstünde. Bunları bilin isterim.. Bu yazımın altına muhtemelen yüzlerce kiÅŸi kendi eleÅŸtirilerini de yazacaktır… Hepsini okuyun… Size verilen %24 oy asla “size” deÄŸildi… Toplandik biz… EndiÅŸelerimizden ötürü… (Bu betimlememin kısmen haksız olduÄŸunu biliyorum, burada belediye seçimleri söz konusu olan…Çok baÅŸarılı cok deÄŸerli belediye baÅŸkanlarınız da kazananlar arasındadır… Haksızlık yapmak istemezdim..Ama Antalya örneÄŸi , bu seçimin genel itibariyle mahalli deÄŸil siyasi oldugunun en güzel örneÄŸidir.Senden benden daha laik ve ÅŸehrine cok güzel hizmetler hediye etmiÅŸ bir baÅŸkan idi Menderes Türel… ta ki , Ak Parti’ye Antalyalıların ÅŸu ortamda daha fazla oy veremeyeceÄŸi asıl gerçek olandır…) Her zaman dostlukla… saygıyla içtenlikle

FAZIL SAY

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
PerÅŸembe
AÄŸu 13,2009
 

Her burcun kendine has özellikleri var, ama öyle burçlar var ki özellikleri insanı çıldırtıyor. İşte burçlar ve bunaltan özellikleri.

Koç: Sana kalsa dünyada herkes aptal, bir sen akıllı! Millete öğütler verip ukalâlık taslar, önüne yemek koysan beÄŸenmez. Allah düşmanların başına vermesin…

BoÄŸa: Sen ayrı bir panel konususun. Kafayı iÅŸ yapmakla bozmuÅŸsun, sanki dünyayı sen kurtaracaksın! İnatçı mı inatçı, dik kafalı… Komünizm bitti kardeÅŸim!

İkizler: Sen hızlı ve pratik düşünebiliyorsun ama kendinden çok ÅŸey verip karşındakinden az ÅŸey bekliyorsun, yani akıllı geçinme! Ayrıca çoÄŸu ÅŸizofrenin de ikizler burcundan çıktığı söyleniyor, bilgine…

Yengeç: Sen sempatik ve baÅŸkalarının problemleriyle ilgilenir görünmeye çalışan son derece yapmacık birisin. Ama biz bu sahte ÅŸirinlik numaralarını yemeyiz. Bu arada akıl hastanelerindekilerin %90′ınm yengeç burcu olduÄŸu söyleniyor. Haberin olsun!

Aslan: Sen kendini dünyanın zirvesindeki kusursuz insan sanmaya devam et. Millet senle ne dalga geçiyor, haberin yok. Tenkide hiç gelemeyen, kendini beÄŸenmiÅŸ zavallı aslan parçası… Sen kendini bir odaya kapat ve hayatının geri kalanını duvarı seyrederek geçir bakalım.

Başak: Sen pek aklı başında otoriter biri olduğun için dağınıklığı sevmezsin değil mi? Ama senin her tarafı didik didik kontrol etme huyundan millete fenalık geldi! Gayet soğuk, ruhsuz tipsin maalesef. Zaten telefon görüşmesi yaparken uyuyakalabilen birinden başka ne beklenir ki?

Terazi: Sen sanatçı ruhlu olduÄŸun için apayrı saçma bir boyutta yaşıyorsun. Böyle aklı bir karış havada gezen adamın iÅŸ bulması pek muhtemel deÄŸil, ömrünün sonuna kadar aylak aylak gezersin, sonunda da her büyük sanatçı gibi “Kimse beni anlamadı!” diye çıldırırsın, yarım aklın da gider.

Akrep: Sen hele sen! Tuhafların içinde en tuhaf olan! içten pazarlıklı, kıskanç, ahlâk anlayışı sıfırın altında! ÇoÄŸu Akrep’in eninde sonunda korkunç bir cinayete kurban gittiÄŸini duymuÅŸ muydun?

Yay: Sen herşeyin iyi tarafını gören şen şakrak bir tipsin, kendini buna alıştırmışsın ne de olsa; yeteneksizliğini ve talihsizliğini başka türlü örtemezsin değil mi? Seni adam yerine koyup bu kadar yazanda kabahat..

Oğlak: Sen tutucu ve risk almaktan kaçan birisin. Böyle biri dünyada ne diye yer işgal eder ki! Şöyle bir etrafına bak bakalım, hangi kayda değer insanın Oğlak burcundan çıktığı görülmüş?

Kova: Sen güya çok atak birisin ya, birşeyi elde etmek için her türlü yalanı söylüyorsun. Ama yalanı bile beceremiyorsun. Aynı hataları döne döne yapıyorsun, çünkü kafan almıyor. Ne sinirleniyorsun? Doğruları söyleyince kabahat oluyor değil mi?

Balık: MaÅŸallah, senin hayal gücün pek geliÅŸmiÅŸtir. Devamlı FBI’dan, ClA’den birilerinin peÅŸinde olduÄŸunu düşüne düşüne sonunda kafayı yiyeceksin. Ama sen en iyisi hayallerinle baÅŸ baÅŸa kal, nasılsa arkadaÅŸlarının arasında en ufak bir dikkat çeken tarafın yok. Kendine güveni olmayan öyle sessiz sedasız bir tipsin iÅŸte..

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
PerÅŸembe
AÄŸu 13,2009
 
 
Merhaba;
 
 
Dolmuşta Geçen Komik Hikayeler
Gerçekten yaşandığı söylenen olaylar:
Â
1) Yolcu: – Mükemmel bir yerde inebilir miyim? (yolcunun kafası karışık  sanırım, kendisi de dolmuÅŸtakilerle güler söylediÄŸine) Åžoför kadını  indirirken: Buyrun size layık deÄŸil ama!
Â
2) Yolcu müsait bi yerde inmek ister ama dili sürçer; Müsait bi yerde iner misiniz?
Şoför: Niye sen mi kullancan
Â
3) Rumeli-Hisarüstü otobüsüyle Taksim’e doÄŸru gidiyoruz. Adamın biri BeÅŸiktaÅŸ dolaylarında gayet aceleci bir tavırla Kaptan orta kapıyı rica edebilir miyim?Bizim ÅŸoför olaya hakim: Tabi abi ayıp ettin. al götür. senden kıymetli mi?
Â
4) Ankara’da, çok sıcak bir günde,  dolmuÅŸtaki bir kokona yelpazesiyle “Şöfeer bey klimayı acar mısınız çok sıcak olduu” demiÅŸti. Pala bıyıklı ÅŸoför amca teyzeyi bir sure süzdükten sonra, kapıyı açıp açıp  kapanmaya baÅŸladı.
Â
5) ÅžiÅŸli-Taxim dolmuÅŸunda, kapıyı Ermeni bir teyze açtı, son derece belirgin bir Ermeni aksanı ile: Pardon ÅŸoför bey, acaba Harbiye’den geçeyooor ? şöför şöle bi koltuga kolunu atıp arkasını dondu ve aynen aksanı taklit ederek Yok uçarak gideyooor !!! (Dip not: Sisli’den Taxim’de Harbiye’den geçmeyen bi hat yok )
Â
6) İstanbul’dayız … DolmuÅŸa bindik, dolmuÅŸ doldu, tam kalkacak, elemanın bir açtı kapıyı, içerde tıkış tıkış oturmuÅŸuz, önde 3 kiÅŸi arkada 4 … Eleman hala bir umut sordu: – “Kaptan, yer var mı?”. Åžoför de arkasını dönüp cevap verdi: “Bilmiyorum, üst kata bi bak bakalım” >>
Â
7) Trabzon- Sürmene arasında çalışan dolmuştayız. İleride yol üstünde duran bir bayan dolmuşa el kaldırdı, elinde çantaları vardı. Dolmuş şoförü zaman kazanmak için kadının önünde durur durmaz arabadan indi ve dolmuşun arkasına bagajı açmak için yöneldi. Bu sırada kadın dolmuşa binmek için kapıyı açtı; -Aaa bu dolmuşun şoförü yok.. deyip binmeden kapıyı kapattı.
Â
Â
Â
Rivayet olaylar
Â
1. Olay: Arkadaşım minibüsten tam inecekken birden günün yorgunluğuyla beraber kafası karışır ve arkada oturan arkadaşlarına müsait bir yerde inecek var der ve şoför beye dönerek iyi akşamlar diye el sallar. Tabii tüm minibüs gülmekten yıkılır;
Â
2. Olay: Bu baÅŸka bir arkadaÅŸ, olayın baÅŸlangıcı aynı yine yorgun falan  minibüs ÅŸoförüne inmek isteyeceÄŸini söyleyeceÄŸine “müsait bir yerde  uyuyabilir miyim” diye sorar? Åžoför, bakar öylece;
Â
3. Olay: Bu da kardeÅŸimin başından geçmiÅŸ. Olay Kastamonu’da bir ÅŸehir içi otobüsünde geçiyor. Türbanlı bir genç kız otobüsten inmek için düğmeye basıyor ancak ÅŸoför durakta durmayıp aracı sürmeye devam ediyor. Genç kız:  -Söför bey indirmeyecek misiniz beni diye ÅŸoföre sesleniyor. Åžoför Kastamonu ÅŸivesiyle: Indircez tabi eve götçek halimiz yok ya diyor…
Â
4. Olay: Eve gitmek üzere Bakırköy dolmuÅŸu bekliyordum. Sigaramın kalmadığı aklıma gelince önünde durduÄŸum Tekel bayiine girecekken  minibüs geldi. Apar topar bindim. Åžoföre parayı uzatıp, ‘Bir Monte Carlo’ dedim! Adam birkaç saniye yüzüme bakıp, ‘Abi bu Bakırköy’e gider’ diye cevap verdi! IÅŸte o an benim ve ÅŸoförün bittiÄŸi andır Sedat Abi
Â
5. Olay: Geçen gün akşam vakti dolmuşta gidiyorum, arkadan teyzenin biri
bağırdı:
“Evladım ÅŸu sarı kamyonetin yanında indiriver.
” DolmuÅŸ ÅŸoförü dumur olmuÅŸ bir vaziyette: Â
- İyi de teyze, o kamyonet hareket halinde, nerde duracağını nerden bileyim…
 
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

KADINLARI MUTLU ETMENİN YOLU :)

  • Kategori: Genel
PerÅŸembe
AÄŸu 13,2009


01. Saçlarını okşa,

02. Yücelt,

03. Şımart,

04. Gözlerinin içine bak,

05. GeleceÄŸe ait planlar yap,

06. Dil dök,

07. Yalvar,

08. Destek ol,

09. Yemeğe götür,

10. Alışverişe götür,

11. Tekneye bindir,

12. Güldür,

13. Zeka oyunları yap,

14. Müzik dinlet,

15. TeÅŸvik et,

16. Teskin et,
 
17. Affet,

18. Hayran kal,

19. Banyosunu hazırla,

20. Güven ver,

21. Kapıyı tut,

22. Asansörde kat düğmesine bas,

23. Arabasının kapısını aç,
Â
24. Isıt,

25. Sarıl,

26. Öp,

27. Ona hasta ol,

28. Kulağına fısılda,

29. Ayaklarına masaj yap,

30. Konsere götür,

31. Onu her yerde ve her zaman bekle,

32. Tanrıçan yap,

33. Onunla birlikte rejim yap,

34. Onunla birlikte spor yap,

35. O uyumadan uyuma,

36. O uyanmadan uyanma,
..


1000. Ne istediğini önceden anla,


1001. Günde yedi kez özür dile,

1002. Sürekli onu dinle,

1003. Yorganı çekince ses etme,

1004. Yorganı titretme,
..

..
6789. Spor araba al,

6790. Saat al,

6791. Yüzük al,

6792. Küpe al,

6793. TraÅŸ ol,

6794. Saç seklini değiştir,

6795. Kareli gömlek giy,

6796. Yemin et,

6797. Dayan,

6798. Katlan.


ERKEKLERİ MUTLU ETME SIRLARI

01. Karnını doyur.

02. Televizyonun kumandasını ver
 
03. Önünden çekil…

     

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Salı
AÄŸu 11,2009

Dostları olmalı insanın,
aynen gemilerin limanları gibi.
Zaman zaman uğradığın, yükünü boşalttığın,
dalgalar dininceye kadar beklediÄŸin koynunda.

Sonra açık denizlere uğurlamalı seni,
geri döneceğin günü bekleme umuduyla.
Bazen, rüzgâra o açmalı yelkenini,
yanağına konan bir öpücüğün coşkusuyla,
halatlarını çözmeli, seni çok ama çok özlemeli

Dostları olmalı insanın; ermiş, bilge, hayatı ezbere okuyabilen.
Düşünmediklerini düşündüren,
seni bir cambaz ipinde, güvende tutabilen,
gerektiğinde senin için ateşi yutabilen,
yolunu ışıtan ustan olmalı.
Şekillendirmeyi öğretmeli hayatın çömleğini.
Sana vermeli soğuk bir kış gününde
üzerindeki tek gömleÄŸini…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Dostlukla ilgili

Salı
AÄŸu 11,2009

Dostluklar
Yüz yüze dostluklar vardır
Güneşle ayçiçeğinin dostluğu, böyle bir dostluktur mesela.
AyçiçeÄŸi sabahtan akÅŸama kadar hiç ayıramaz yüzünü güneÅŸten…

Uzak dostluklar vardır…
Denizlerin ortasındaki bir adayla, dağların arasındaki bir göl,birbirlerinin uzak dostlarıdır.
Dostluklarını gündüz kuÅŸlarla, gece yıldızlarla iletirler birbirlerine…

Sessiz dostluklar vardır;
Dilsiz bir adamla, duymayan bir başka adamın elleri arasında sessiz bir dostluk oluşur.
Her ÅŸeyden konuÅŸur sessizce bu eller…

Zorunlu dostluklar vardır;
Pazar ile Pazartesinin dostluÄŸu gibi.
Pazar ağır bir gündür, Pazartesi hızlı bir gün…
Ayak uyduramazlar birbirlerine.
Ama dost olmak, yan yana durmak zorundadırlar..

Uzun dostluklar vardır;
İkindi güneÅŸinin altında uzayan gölgeler birbirlerine kavuÅŸurlar ve uzun boylu bir dostluk oluÅŸur aralarında…

Günün birinde ölen dostluklar vardır;
Bir bahçe içindeki ahÅŸap ev ile yanı başında duran ceviz aÄŸacının dostluÄŸu gibi…
Bir gün kocaman elli adamlar ve kocaman gövdeli makineler o bahçeye girip de,bir süre sonra evin ve ceviz aÄŸacının yerinde asık suratlı binalar yükseldiÄŸi zaman ölen dostluklar…

Vakitsiz dostluklar vardır;
Bir peçete, bir kağıt mendil vakitsizce dostu oluverir gözlerimizin…
Ya da ayrılırken verilen bir dal karanfil ellerimize o anda gelen dostluktur…

Bakımsız dostluklar vardır bir de…
Zaten var, zaten dostuz deyip yıllarca bir telefonun, bir kaç cümlelik mektubun bile çok görüldüğü dostluklar…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

ANAYASASI İNSANIN

Salı
AÄŸu 11,2009

 

Kan yasası bu insanın:
Üzümden şarap yapacaksın
Çakmak taşından ateş
Ve öpücüklerden insan

Can yasası bu insanın:
SavaÅŸlara yoksulluklara
Ve binbir belaya karşın
İlle de yaşayacaksın!

Us yasası bu insanın:
Suyu şavka döndürüp
Düşü gerçeğe çevirip
Düşmanı dost kılacaksın!

Anayasası bu insanın
Emekleyen çocuktan
Uzayda koÅŸana dek
Yürürlükte her zaman

Â

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu